Finans Ofisi Başkanımız Prof. Dr. Göksel Aşan Uludağ Ekonomi Zirvesi’ne katıldı.
Finans Ofisi Başkanımız Prof. Dr. Göksel Aşan Uludağ Ekonomi Zirvesi’ne katıldı.
29 Mart 2021
Paylaş:

Capital, Ekonomist ve StartUp dergileri tarafından Vodafone Business ana sponsorluğunda "Yeni Dünyaya Hazır Mıyız?" ana temasıyla hibrit olarak düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi 24 – 25 Mart 2021 tarihlerinde yapıldı.

Zirve kapsamında gerçekleştirilen "Kamuda Değişim Ajandası" panelde konuşmacı olarak yer alan Prof. Dr. Göksel Aşan, küresel borç sorununa ilişkin soruya karşılık, hem kamu hem özel sektör borçluluğun salgın sürecine özel olmadığını, daha önceden süregeldiğini söyledi.

Asya'nın cari fazla, batının ise cari açık veren coğrafya haline geldiğini belirten Aşan, "Asya'daki tasarruf sahipleri batıdaki insanların kaynak ihtiyaçlarını gidermeye başladı. Bu trend salgında iyice hızlanmaya başladı. ABD'nin 2020 cari açığı son 10 yılın rekoru oldu. Sadece ABD açısından söylüyorum, inanılmaz bir açıktan bahsediyoruz. Bir tarafta çok ciddi tasarruf açığı, diğer tarafta fazlası var." diye konuştu.

Aşan, bu durumun finansal açının yanı sıra siyasi ve güvenlik konusunda da risk oluşturduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çok açık söyleyeyim, önümüzdeki dönemde dünya ekonomisini 2008 benzeri bir türbülansın beklediğini düşünüyorum. Bunun sinyallerini de almaya başladık. Elbette bizi de etkileyecek, dışında kalmamız zaten mümkün değil. Bu sefer ki kurumsal eksikliklerden kaynaklanan bir durum değil. 2008 biraz öyleydi. Aslında, şu anda çok başka bir mesele var. Bu borç sorunu ciddi bir kriz yaşamadan çözülmez.

Bütün bu borçların reel değeri ödenebilir hale gelecek şekilde düşmesi gerekiyor. Başta türlü bu ödenmez. Bunun da bir tek izahı var, iki şey olacak: Çok net, ya ciddi bir iflas olacak ya da ciddi bir enflasyon. Ciddi bir enflasyonu dünya yaşamadığı sürece bu borcun reel yükü ödenebilir hale gelmeyecek. Bu en azından benim öngörüm. Karamsar bir tablo çiziyor gibiyim, kimse kusura bakmasın ama bu gerçekten böyle. Dünya bir enflasyon sürecinden geçecek. Geçmezse bu borçlar ödenebilir borçlar değil."

"Finansal Sistem Var Olan Ekonomik Sistemden Tamamen Kopuk Çalışıyor’’

Aşan, 2008'den bu tarafa dünya tarihinde hiç olmadığı kadar hem parasal genişleme hem de doğrudan gelir artırıcı politikaların bulunduğunu belirterek, coğrafi olarak bu kadar yaygın bir genişlemenin daha önce yaşanmadığını söyledi.

Bütün bu parasal genişlemeye rağmen Almanya dışında istenilen büyüme rakamının yakalanamadığını anlatan Aşan, şu açıklamalarda bulundu:

"Finansal sistem var olan ekonomik sistemden tamamen kopuk çalışıyor, kendi içinde bir döngü yaratmış durumda ve sistemi beslemiyor. Başka da alet yok elinizde. Parasal genişlemeyi, finansal sistemi ve bankacılığı kullanmadan nasıl yapacaksınız? Geriye bir tek şey kalıyor: Çek dağıtmak. ABD'de ve birkaç ülkede artık bu yapılıyor. Salgınla karşı karşıya kalmasak bile bu çek dağıtma işi birkaç yıla gündeme gelecekti."

"Tasarruf Oranımızı Artırmalıyız’’

Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi Başkanımız Aşan, Türkiye'nin finans sistemindeki güçlü ve zayıf yanlarına ve İstanbul Finans Merkezi'ne ilişkin soru üzerine, Türkiye'nin bankacılık sektöründeki kurumsal yapının çok ciddi sigorta görevi gördüğünü söyledi.

Türkiye'nin çok büyük ekonomiye sahip olduğunu dile getiren Aşan, etki ettiği coğrafya ile birlikte çok ciddi bir potansiyeli barındırdığının altını çizdi.

Aşan, Türkiye'nin henüz 2,5 yıllık yeni bir sisteme sahip olduğunu, bu sistemin zamanla çok daha iyi işler hale geleceğini kaydederek, tasarruf oranındaki düşüklüğün ise dezavantaj olduğunu, bir şekilde tasarruf oranının artırılması gerektiğini anlattı.

Türkiye'nin şu anda yaşadığı türbülansı aşacağını, sakinleşeceğini ve yoluna devam edeceğini vurgulayan Aşan, sözlerini şöyle tamamladı:

"İstanbul Finans Merkezi gibi daha büyük ve uzun dönemli, geleceğe dair projeleri kurban etmemeliyiz. 2022'nin ortasında İstanbul Finans Merkezini faal hale getireceğiz. TBMM'de bir kanun var. O da önümüzdeki günlerde Genel Kurula inecek. Kanun onaylanınca zaten Resmi Gazete'de yayımlanacak. Birtakım istisnalar var ancak bu istisnalar tamamen belirli, spesifik işlem bazında istisnalar. Onun bir formülasyonu var. Bu kanun çıktıktan sonra da hemen lansmana da başlayacağız. Tabi yabancıların gelmesini çok istiyoruz. Ortamı da biraz onlara uygun hale getirmemiz gerekiyor. Ben bunların küçük sancılar olduğu kanaatimdeyim. Bunlar aşılacak. Etkinliğini de dikkate aldığımızda inanılmaz bir potansiyelden bahsediyoruz Türkiye'yi ve İstanbul'u konuştuğumuz. Bu işlere daha uzun dönemli bakmamız lazım. O açıdan çok ümitliyim."

Fotoğraf Galerisi